“ZÜL CELÂLİ VEL İKRAM” İSMİYLE


“ZÜL CELÂLİ VEL İKRAM” İSMİYLE

YAPILAN DUAYA İCÂBET OLUNUR!


Şimdi de size Rasûlullah aleyhisselâmdan üç konuda açıklama nakletmek istiyorum…


Gelelim ikinci uyarıya:

“Gene bir adamın dua ettiğini duydu, Rasûlullah sallâlahu aleyhivesellem, adam şöyle diyordu:

Yâ Zel Celâli vel ikrâm…

Buyurdu ki

- Sana icâbet edildi…İste istediğini!.”

Burada da, dua sırasında, “Zül Celâli ikrâm” ismiyle duaya başlamanın faydasına işaret ediliyor ve bu kelimenin zikrinin getireceği faydalar konusunda uyarılıyoruz…

hf

 

DUA EDEBİLMEK DE

LÜTFU İLÂHİDİR!

 

 
(Soru: Üstadım.. DUA, zaten takdir edilmiş olanı istemek midir?... DUAda şirke düşmemek için ne yapmalıyız?... )

Dua edebilmenin de lûtfu ilâhi olduğunu bilmek gerek...

Şirke düşmemek için, şirk kavramından kurtulmak gerek...

hf

 

KUR’ÂN-I KERÎM’DEN ÖRNEK DUALAR


Bu bölümde de size Kur’ân-ı Kerîm’den bazı dua örneklerini nakletmek ve onların yararlarının bazılarından sözetmek istiyorum.

hf

 

DÜNYA VE ÂHİRET GÜZELLİKLERİNİ TALEP


 
“Rabbena âtina fiddünya haseneten ve filâhıreti haseneten vekına azâben nar.”

“Rabbimiz dünyanın (gerçek) güzelliklerini, âhıretin (gerçek) güzelliklerini ver, ateşin azabından bizi koru.”

Rasûlullah sallâllahu aleyhivesellemin pek çok duasında bu âyete yer verdiğini Enes radıyallâhu anh naklediyor bize. Bildiğimiz ve bilmediğimiz tüm dünya ve âhıret güzelliklerini dileyip; dolayısı ile ateş azabına yol açacak şeylerden korunmayı talep etmeyi öğretiyor bize bu dua.

hf

 

İLÂHİ İNAYETİ TALEP İÇİN

 
“Rabbena lâ tuzığ kulûbena bâ’de iz hedeytenâ, ve heblenâ min ledünke rahmeh, inneke entel vahhab.”

“Rabbimiz gerçeğe erdirdikten sonra kalplerimizi o gerçekten saptırma; bize indinden rahmet bağışla; kesinlikle sen sonsuz bağışlarda bulunansın.”

"Mü’min’in kalbi Rahman’ın iki parmağı arasındadır" hadîsinin işaret ettiği şekilde, kalplerimiz yâni bilincimiz her an ilâhî kudrete tabiîdir. Bu sebeple ne kadar gerçeğe ermiş olursak olalım, her an o gerçekten sapmak mümkündür. İşte bu dua, hâline güvenmeyip, ilâhî inayeti talep içindir.

Bu duaya devam, kişinin saadet hâli üzere ölümü tatması için iyi bir işaret olarak değerlendirilebilir. Çünkü ısrarla devam edilen dua icâbet işareti taşır.

Namazlarda son oturuşta, salâvatlardan sonra okunması şayanı tavsiyedir.

hf

 

CENÂB-I HAKK TARAFINDAN

İCÂBET SÖZÜ VERİLEN DUA


 
“Rabbena ma halâkte haza bâtıla, subhaneke fekına azâbennar. Rabbena inneke men tudhılin nâre fekad ahzeyteh ve mâliz zâlimine min ensar. Rabbena innena semi’na münadiyen yunadi lil’iymani en aminu birabbikum feamenna. Rabbena fağfir lena zünûbena ve keffir anna seyyiâtina ve teveffena mâal ebrar. Rabbena ve âtina mâ vaadtena alâ rusûlike ve lâ tuhzina yevmel kıyameh. İnneke la tuhliful miyad.”

 “Rabbimiz, gökleri yerleri ve her ikisi arasındakileri boşuna, hikmetsiz yaratmadın. Münezzehsin (berisin) sınırlılık ve ilkellik ifadesi olan kavramlardan. Bizi ateşin azabından koru.

Rabbimiz, imana davet edeni duyduk ve iman ettik. Rabbimiz bağışla bizim kusurlarımızı ve sil günâhlarımızı ve dahil et bizleri iyiliğe ermişlere. Rabbimiz, resûllerine bizim için vaad ettiklerini ihsan buyur, kıyâmet günü mahcûb olmaktan bizi koru. Elbette sen sözünden asla caymazsın!”

Burada da Allahu Teâlâ bizlere en kıymetli dua şekillerini öğretiyor.

Ayrıca, bu şekilde dua edildiği takdirde, bu duaya icabet edileceği de daha sonraki âyette kesinlikle ifade edilmiştir.

Artık Cenâb-ı Hak tarafından icâbet sözü verilmiş bir duaya da devam edemiyorsak, elbette diyecek bir şey kalmaz.

hf

NEFSE ZULMETMEK HÂLİNDE

YAPILMASI GEREKEN DUA


 
“Rabbena zalemma enfüsena ve in lem tağfir lena ve terhamna lenekunenne minel hasırıyn.”

“Rabbimiz nefislerimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen, hüsrana uğrayanlardan olacağız.”

Hazreti Âdem ve Havva cennet hayatı yaşarken, kaderlerindeki o mahut hatayı yaptıktan sonra, kendilerinden sâdır olan bu fiîlin üzüntüsü içinde, yukarıda ifade olunan biçimde bağışlanma talep ettiler.

Ve bu duaları kabul olunarak, bir süre dünyada yaşadıktan sonra, yeniden cennet yaşamına dönme imkânına ulaştılar.

İşte Kur’ân-ı Kerîm’deki bu dua bize, "nefse zulmetmek" hâlinde ne yapmamız gerektiğini öğretiyor.

Hayatı nefsine zulmetmekle, yani "nefs"inde mevcût olan sonsuz kemâlin hakkını yerine getirememek suretiyle ona eziyet etmekle geçen bizlere de bu duaya devamdan başka bir şey kalmıyor.

 

                                                                              Ahmed Hulusi

                                                                                      www.ahmedhulusi.com

Yorum Yaz